SÖYLEŞİ

Ford Otosan Lideri Güven Özyurt: Teknolojik dönüşümde liderlik için cesur adımlar atıyoruz

Röportaj: Erdem Çağlayan

Bu yılın nisan ayında Ford Otosan’ın liderliğini üstlenen Güven Özyurt ile geride kalan süre zarfında gelişmeleri ve otomotiv ekosistemindeki değişimi konuştuk. Sektörün ve şirketin bir numaralı gündemini oluşturan mobilite ve elektrifikasyon başlıklarında son derece hareketli bir süreç yaşadıklarını aktaran Özyurt, Romanya’daki fabrika yatırımı ve Türkiye’de devam eden dönüşüm projeleriyle Ford Otosan’ın küresel bir oyuncu olmayı sürdürdüğünü dile getirdi. Teknolojik, verimli ve çevre dostu araçlarla ‘gelecek şimdi’ vizyonunu desteklediklerini vurgulayan Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, şirketteki 32 yıllık kariyeri boyunca unutulmazlarını da dergimiz için paylaştı.

Ford Otosan’daki 30 yılı aşkın başarılı kariyer yolculuğunuz hakkında bilgi verir misiniz? Bunca süre zarfında sizin için unutulmaz olan kilometre taşları nelerdi?

Ford Otosan’da işe servis mühendisi olarak başladım. Şirketin sıçrama ve büyüme için muazzam bir potansiyel barındırdığını daha o günlerde fark ettim. Önünüze hedefinizi koyup çalıştığınızda potansiyelinizi harekete geçirebiliyorsunuz. Ben de hep daha farklı sorumluluklara kendimi hazırladım. İnsan zor hedeflerle yüzleştikçe de kendini daha iyi tanıyor. Daha iyi tanıdıkça, potansiyelini geliştirmesi ve zorlaması için uygun bir ortam oluşuyor. Aslında kariyerim boyunca çok farklı ekiplerle çalıştım. Bu ekiplerin liderlerinin her birinden çok şey öğrendim. Geriye dönüp baktığımda, beni en çok etkileyen iki şeyden söz edebilirim. İlki; 1997 yılında Kocaeli fabrikalarının devreye alınmasına odaklandığımız dönemdi. Bizim için devrimsel nitelikte bir işti. Önceden yılda 40-45 bin araçlık üretim adediyle çalışıyorken, 130 bin kapasiteli bir fabrika kurmak müthiş bir sıçrama oldu. Fabrika devreye girdikten kısa süre sonra Ford, üretim lokasyonlarından birini değiştireceğini bize bildirdi. Büyük bir fabrikanın transferini gerçekleştirdik. O süreci yönetmek zorluydu. O dönem orta kademe liderlik görevindeydim. Şirketin bugününün ve bundan sonrasının temellerini aslında orada atmış olduk. Bir diğer dönüm noktası da; açıkçası pandemi süreci oldu. Bu dönemde bir arada olabilmek, işlerimizi sürdürürken sağlığımızı korumak, hayatımızı regüle edebilmek önemliydi. Bu süreçte ne kadar güçlü bir ekip olduğumuzun ve insanın adaptasyon kabiliyetinin ne kadar yüksek olduğunun farkına vardım.

Otomotiv sektörü köklü bir değişim geçiriyor. Ford Otosan uzun süredir kurumsal yapılanması, teknolojik atılımları ve çeşitli yatırımlarla sürecin yönlendiricisi ve önemli bir parçası konumunda. Bu perspektifle sormak gerekirse, şirketin yeni ‘lideri’ olarak masanızdaki öncelikli konuları paylaşır mısınız?
Ford Otosan olarak, otomotiv sanayinde baş döndürücü bir hızla devam eden teknolojik dönüşümde lider rol üstlenmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Geçtiğimiz yıl, elektrikli ve bağlantılı ticari araç projelerimizi hayata geçirmek amacıyla, Türk otomotiv sektörünün bugüne kadarki en büyük yatırımı olan 2 milyar Avro’luk yatırım planımızı açıkladık. 10 yılı kapsayacak bu yatırım vizyonu ile ülkemizin elektrikli ticari araç üretimindeki önemi artacak. Kocaeli fabrikalarımız, Türkiye’nin, batarya montajı dahil, ilk ve tek elektrikli araç entegre üretim tesisi. Çalışmaları sürmekte olan diğer elektrikli araç projelerimizle birlikte Ford’un elektrikli ticari araç üretim üssü haline geliyoruz. Nisan ayında Avrupa’nın en güçlü, Türkiye’nin ilk elektrikli ticari aracı E-Transit’i tanıttık. Ardından da Ford’un ikinci elektrikli ticari aracı E-Transit Custom’ın dünyadaki tek ev sahibi olduğumuzu duyurduk. Bu araçlarımız, işletmelerin üretkenliğini artırmak ve maliyetlerini azaltmak amacıyla ileri bağlantı teknolojilerinden yararlanacak ve tek bir platform üzerinden yazılım, şarj, hizmet ve finansman çözümleriyle desteklenecek. Gelecek yıldan itibaren ise E-Transit Custom, Kocaeli fabrikalarımızda üretilmeye başlanacak. ‘Gelecek Şimdi’ vizyonumuzla bağlantılı olarak, geçtiğimiz aylarda uzun dönem sürdürülebilirlik hedeflerimizi açıkladık. İklim değişikliğinin etkilerini azaltmak amacıyla Ford Otosan olarak; binek araçlarda 2030, hafif ve orta ticari araçlarda 2035, ağır ticari araçlarda ise 2040 itibarıyla sadece sıfır emisyonlu araç satışını hedefliyoruz. Üretim tesislerimiz ve Ar-Ge merkezimizde, 2030’da karbon nötr olmayı amaçlıyoruz. Yerleşkelerimizde kullandığımız elektriğinin tamamını yüzde 100 yenilenebilir kaynaklardan elde ediyoruz. Tedarik zincirimizdeki 300’den fazla tedarikçimizi ve ayrıca şirketimizin lojistik operasyonlarını 2035’te karbon nötr hale getirmeyi amaçlıyoruz.

Ford Otosan 2022 yılında nasıl bir performans sergiledi? 2022 yılı başında öngörülen hedeflerle gelinen noktayı değerlendirir misiniz?

Şirketimiz, 2021 yılı itibarıyla 8 milyar dolarlık cirosu ve 6.2 milyar dolarlık ihracatıyla Türkiye otomotiv sektöründe lider durumda. Üst üste 11 yıldır otomotiv sektörünün, 7 yıldır da Türkiye’nin ihracat şampiyonuyuz. 2022’nin ilk 10 aylık döneminde; orta ticari araçlarda yüzde 39,4’lük pazar payımızla tartışmasız liderliğimizi sürdürdük. Ocak-Ekim dönemi verilerine göre; hafif ticari araçlarda yüzde 31,3, ağır ticari araçlarda ise yüzde 26,1’lik pazar payına sahibiz. Binek araçlarda ise, kârlılık odaklı stratejimiz sürerken pazar payımız yüzde 1,9 oldu. İlk 10 ayda yurt içi pazarda toplam 614.219 adet araç satışı gerçekleşirken, 62.870 adetle perakende satışlarda toplam payımız yüzde 10,2 oldu. Üretim adetlerine baktığımızda; Ekim 2022 itibarıyla üretim adedimiz, yıllık yüzde 10 artışla 310.959 olurken, ihracat adedimiz yıllık yüzde 5 artarak 248.668’e ulaştı. Ford Trucks iş kolumuzun uluslararası büyümesi de devam ediyor. Yılın ilk 10 ayında Ford Trucks’ın uluslararası satışları yüzde 62 artarak 6.410 adet olarak gerçekleşti. Ford Trucks ile 2024 yılında üç kıtada 50 ülkeye ulaşmayı hedefliyoruz. Yurt içinde yüzde 30 pazar payı hedefimizi asla elden bırakmazken, yurt dışında yer aldığımız pazarların bazılarında daha şimdiden yüzde 10 pazar payını geçmiş olmanın gururunu yaşıyoruz. 2022 yılının ilk 10 ayında toplam ihracat adetlerimizin yüzde 85’ini Batı Avrupa satışlarımız oluşturuyor.

Ford Otosan gündeminin son dönemdeki en önemli başlıklarından biri Romanya’daki fabrika yatırımıydı. Bu yatırımla ilgili güncel gelişmeleri, ekosistem içerisinde fabrikanın üstleneceği misyonu ve diğer yeni yatırım planlarını aktarır mısınız?
Ford’un Craiova’daki fabrikasının üretim ağımıza katılmasıyla birlikte Ford Otosan’ın üretim tecrübesi uluslararası bir boyuta taşındı. Craiova’nın Ford’un Avrupa’daki elektrifikasyon planlarında önemli bir yeri var. Buradaki üretim gücü, Ford Otosan’ın ticari araç tasarımı, mühendisliği ve üretim konusundaki geniş deneyimi ve bilgi birikimiyle birleşiyor. Bugün Avrupa’daki en verimli Ford fabrikalarından biri olan Craiova’nın başarı hikâyesine yeni ve daha da heyecan verici sayfalar ekleyeceğimize inanıyoruz. Tasarımını ve mühendisliğini Ford Otosan’ın üstlendiği yeni nesil Courier’nin içten yanmalı van ve kombi versiyonları, gelecek yıl itibarıyla, tam elektrikli versiyonları ise 2024’ten itibaren Craiova fabrikamızda üretilecek ve piyasaya sunulacak. Ayrıca Craiova’nın satın alımı ile birlikte Puma’nın üretim sorumluluğunu da üstlenmiş olduk. 2024’te Puma’nın yeni tam elektrikli versiyonu yine Craiova’da üretilecek. Bu iki aracın ürün portföyümüze eklenmesiyle; iki ülkedeki dört tesisimizde Transit, Transit Custom, Courier ve Puma modelleri ile bunların elektrikli versiyonlarını üreteceğiz. 2023’te başlayacak Yeni Nesil Courier üretimi için üç yıl içinde mühendislik harcamalarını da içeren 490 milyon Avro’luk yatırım yapacağımızı açıkladık. Craiova’da araç üretim kapasitesi yıllık toplam 272 bin adede yükselecek. Yeni nesil Courier üretimi yıllık 100 bin ve Puma üretimi yıllık 189 bin adede kadar çıkabilecek. Kocaeli fabrikamızın da üretim kapasitesinin 650 bin adede çıkarılmasıyla birlikte, 2025 itibarıyla yılda toplam 900 binin üzerinde araç üretebileceğiz.

Ford Otosan Lideri Güven Özyurt, Keleşler Ford Yönetim Kurulu Başkanı Banu Keleş ve Keleşler Ford Genel Müdürü Can Keleş.

FORD KELEŞLER, HEDEFLERİMİZE SOMUT KATKI SAĞLIYOR
Keleşler bayimizle uzun yıllara dayanan köklü bir işbirliğimiz var. Değerli dostlarımız Banu ve Can Keleş’in liderliğinde Keleşler bayimiz Ford markamızı İstanbul’da layıkı ile temsil ediyor. İnovatif bakış açıları, müşterilerimizi merkeze alan hizmet anlayışı ve yetenekli çalışanları ile vizyonumuz doğrultusunda, işlerimizi geliştirmeye ve Ford markasını en çok tercih edilen mobilite markası yapma hedefinde değerli ve somut katkılar sağlıyorlar. Keleşler bayimize bu önemli yolculuğumuzda yarattıkları değer için teşekkür ediyor ve daha nice başarılı yıllar diliyorum.

İç pazarda fiyat artışları, araç tedarikinde yaşanan zorluklar, ikinci el araç pazarındaki dengesizliklerin sıfır araç satışına yansımaları ve elbette rekabet gibi unsurları baz aldığımızda 2023 yılı için nasıl bir pazar ortamı öngörüyorsunuz? Size göre ivedilikle hayata geçirilmesi gereken yapısal düzenlemeleri yorumlar mısınız?
Dövizdeki hareketlilik, dünyada hammadde ve tedarik maliyetlerindeki artışlar ve bulunurluk problemleri, bütün sektörleri etkiliyor maalesef. Fakat Ford Otosan’ın açıklanan güçlü finansal sonuçları ve tedarik problemlerini başarıyla yöneterek kaliteden ödün vermeden üretime devam edebilmesi, şirketimizin global ölçekte geldiği yeri ve öncü konumunu ortaya koyuyor. Şu ana kadar Ford Motor Company’nin aldığı önlemler ve tedarikçilerimiz ile yaptığımız planlamalar neticesinde çip tedariğine ilişkin sorunların etkilerini en aza indirmeyi başardık. Ford Otosan olarak globaldeki tüm gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Çip tedariğine ilişkin sorunlar ve fiyat artışlarından müşterilerimizin minimum seviyede etkilenmesi için üretim planlarımızı ve süreçlerimizi gözden geçiriyor ve en üst seviyede verimlilikler yaratmaya çalışıyoruz. Bu sayede gelecek dönemde de Ford Otosan’ın son 11 senedir olduğu gibi Türkiye’nin ihracatta itici gücü olmaya devam edeceğine inanıyoruz.

Ford Otosan’ın bayi yapılanmasının dijital dönüşüm, mobilite ve çalışma yaşamındaki diğer değişimlere eş zamanlı olarak uyum sağlaması adına yürüttüğünüz çalışmaları ve aynı paralelde bayi organizasyonunun ifade ettiği önemi değerlendirir misiniz? Bu yapının çok uzun süredir parçası olan Ford Keleşler hakkındaki düşüncelerinizi de paylaşır mısınız?
Bayilerimiz, bizim müşterilerimizle aramızdaki köprülerimiz. Otomotiv sektöründeki dönüşüme öncülük ederken, Ford Otosan Ailesi’nin birer ferdi olarak gördüğümüz bayilerimizden de büyük bir güç alıyoruz. Bayilerimizle birlikte geleceğin anahtarını elimizde tutuyoruz ve bu anahtarı en iyi şekilde kullanabilmek için dönüşüyoruz. Bu doğrultuda, 2018 yılından bu yana bayilerimizle ortak kültür, değerler ve ilkeler belirlemek için çalışmalar yürütüyoruz. Kültür elçiliği mekanizması oluşturulması, garanti sürecinin iyileştirilmesi, müşteri çözüm merkezi ve ortak akıl platformlarının kurulması gibi konularda beraber adımlar atıyoruz. Oluşturacağımız müşteri sadakat takımlarının tek hedefi, müşteri beklentilerinin ötesine geçerek geleceğin müşteri deneyimini kurgulamak olacak. Bayiliklerimizde de müşteri merkezli dönüşüm sürecine ortak kültür çalışmamız ile başladık. Bu kapsamda “Sen iyiysen hepimiz iyiyiz” mottosu ile yürüteceğimiz bu süreci destekleyecek şekilde kültür elçileri programımızı başlatacağız. Dönüşüm yolculuğumuzun tamamlanması ile bayilerimizde de pilot gruplarla çevik yapılanma sürecini başlatacağız.

Ford Otosan’daki uzun soluklu başarılı kariyerinizle sizi tanıyoruz ama bunun dışındaki Güven Özyurt özel yaşamında nasıl bir insan? Kişisel ilgi alanlarınızla birlikte aile ve iş yaşamındaki hassasiyetlerinizi, yaşam mottonuzu anlatır mısınız?
Eşim ve iki çocuğumuzla birlikte mutlu ve sakin bir hayatımız var. İş yaşantım dışında sporla ve müzikle iç içeyim. ”Sen vücuduna bak, vücudun da sana baksın” anlayışını benimseyerek düzenli spor yapıyorum. Ayrıca lise yıllarımdan bu yana bateri çalıyorum. Müzik yapmak, çok sevdiğim bir uğraş. En büyük zevklerimden biri, 60’lı ve 70’li yılların rock gruplarını dinlemektir. En büyük rol modellerim annem ve babam… Alçakgönüllülük, mücadelecilik, çalışma azmi ve olumlu bakış açısı gibi pek çok değerli özelliği bana annem ve babam öğretti. En büyük hayallerimden biri klasik bir otomobille Avrupa’yı dolaşmak. Bakalım, hayat neler getirecek.