YAŞAM

Depremi tedbirle bekleyin

DÜNYANIN EN AKTİF DEPREM K UŞAKLARINDAN BİRİ OL AN ALP-HİMALAYA DEPREM K UŞAĞININ ÜZERİNDE YER ALAN TÜRKİYE, BU COĞRAFİ KONUMU NEDENİYLE HER AN YENİ BİR DEPREME HAZIRLIKLI OLMAK ZORUNDA. DEPREM, ASLINDA BAŞLI BAŞINA İNSAN YAŞAMINI TEHDİT EDEN BİR DOĞ A OLAYI DEĞİL. ONU TEHLİKELİ KIL AN KENDİ ELİMİZLE İNŞA ETTİĞİMİZ YAPILAR VE BİLGİ YETERSİZLİĞİMİZ.

17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen Marmara Depremi’nde binlerce vatandaşımız hayatını kaybetti. Oysa daha önce birçok kez deprem felaketiyle karşılaşan bir coğrafyada yaşıyoruz. Yalnızca istatistiklere bakarak, depremin aslında yaşamımızın bir parçası olduğunu anlamak ve buna göre hayatımızı şekillendirmek mümkün. Üstelik uzmanlarca yıllardır dikkat çekilen büyük İstanbul depremi kapımızda.

Peki, büyük İstanbul depreminin gerçekleşeceğini nereden biliyoruz? Depremler, fay hatlarının periyodik hareketinden kaynaklanır. Bu periyodlar 50, 100 ve 200 yıllık zaman dilimleriyle ifade edilebilir ama tam bir tarih öngörüsünde bulunmak bugünkü teknolojiyle asla mümkün değildir. Yalnızca belirli bir zaman aralığını öngörebiliriz. (Deprem, 30 yıl içinde
gerçekleşecek gibi…)

Büyük İstanbul depreminin yakın bir tarihte gerçekleşeceği öngörüsü de fayların bu periyodik hareketlerinden kaynaklanıyor. Buna göre Marmara Denizi’nde yer alan Adalar Fayı ve Batı Marmara Fayı, 250-280 yıllık ortalamanın neredeyse sonuna gelmiş durumda. Risk faktörü yüzde 85’in üzerinde. Sonuç olarak büyük bir deprem gerçekten çok yakında.

Depremden önce, deprem esnasında ve sonrasında yapılması gerekenlerle ilgili detaylı bilgi almak için bölgenizdeki AFAD temsilciliğiyle iletişime geçebilir ya da afadem.afad.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.

Depremin kıyısında
Bugün deprem kuşakları üzerinde bulunan gelişmiş ülkelere baktığımızda birçoğunun elimizdeki teknolojiye göre yapı stoğunu güçlendirdiğini ve halklarını bu konuda üst seviyede eğittiklerini görüyoruz. Zaten bu nedenle de Richter ölçeğine göre 7 büyüklüğünün üzerindeki depremlerde bile can kaybının ve hasarın son derece sınırlı kaldığına şahit oluyoruz. 1999 Marmara Depremi’nden sonra çok sıkça duyduğumuz bir bilgi var; “Deprem değil binalar ve bilgisizlik öldürür.” İşte bu nedenle de Marmara Depremi’nin 18’inci yılında olası bir depremden halen çok korkuyoruz.
Çünkü aradan geçen zamana rağmen gereken önlemleri almayı bir türlü başaramadık. Hem toplumun bilinç düzeyi hem de içinde yaşadığımız yapıların güvenilirliği gereken noktaya ulaşamadı. Kentsel dönüşümde hangi aşamada olduğumuzu söylemek oldukça zor. Fakat hazır olup olmadığımızı kendimize soracağımız birkaç soruyla kolayca anlayabiliriz:

  1. Oturduğunuz veya çalıştığınız binanın bir depreme ne ölçüde dayanıklı olduğunu gerçekten biliyor musunuz?
  2. Deprem anında yapılması gerekenleri öğrendiniz mi ve kişisel bir “acil durum planınız” var mı? Evinizde bir deprem çantası bulunduruyor musunuz?
  3. Ailenizin diğer fertlerini deprem konusunda bilgilendirdiniz mi? Bu sorulara vereceğiniz yanıtlar aynı zamanda depreme karşı ne kadar hazırlıklı olduğunuzu da ortaya koyacak.

Önlem almak için şimdi tam zamanı
Depreme karşı kamunun alması gereken önlemler son derece açık. Asıl konumuz ise bireysel olarak neler yapabileceğiniz. Bu noktada belli başlı bazı hatırlatmaları yaparak yakın çevrenizle de paylaşmanızı öneriyoruz:

  • Depreme karşı dayanıklı binaları tercih edin. Oturduğunuz bina riskliyse güçlendirmesinin yapılması için diğer bina sakinleriyle birlikte hemen harekete geçin.
  • Deprem sigortası yaptırmayı ihmal etmeyin.
  • Dolap, beyaz eşya, ısıtıcı gibi devrilebilecek eşyalarınızı mutlaka sabitleyin.
  • Deprem esnasında asla panik yapmayın. Varsa sağlam sandalyelerle desteklenmiş masa yanına veya dolgun ve hacimli koltuk, kanepe, içi dolu sandık gibi koruma sağlayabilecek eşya yanına çömelerek hayat üçgeni oluşturun. Baş iki el arasına alınarak veya bir koruyucu (yastık, kitap vb) malzeme ile korunmalı. Sarsıntı geçene kadar bu pozisyonda beklemelisiniz.
  • Deprem esnasında asansör, merdiven, balkon gibi alanlar güvensizdir. Buraları kullanmayın.
  • Dışarıdaysanız enerji hatları ve direklerinden, ağaçlardan, diğer binalardan ve duvar diplerinden uzaklaşın. Açık arazide çömelerek etraftan gelen tehlikelere karşı hazırlıklı olun.
  • Mutlaka bir deprem acil durum planınız olsun. Buna göre evinizi ve iş yerinizi gözden geçirin.