YAŞAM

Hayata motosiklet üzerinden bakmak

Kimilerine göre rüzgârı ve özgürlüğü hissetmek için en iyi yöntemlerden biri. Öyle bir tutku ki, bir kez başlayan artık ömrünün sonuna kadar ondan vazgeçemiyor; üstelik her defasında daha da gençleştiğini hissediyor. İki tekerlek üzerinde kurulan dünyaların hikayesi bu; motosiklet ve insan…

Yoğun bir akşam trafiğinde saniyeleri dakikalara, dakikaları saatlere bağlarken yanı başımızdan geçip giden motosikletlileri gördükçe aklımızın bir köşesinde hınzır bir soru işareti oluşuveriyor; “Acaba ben de yapabilir miyim?” Niye olmasın ama önce cesaret etmek gerek. Çünkü dört tekerin verdiği güveni, iki teker üzerinde sağlayabilmek pek kolay görünmüyor. Fakat işin aslı pek öyle değil. Motosiklet otomobillerden önce girdi insanoğlunun yaşamına hatta onlara otomobillerin atası demek yanlış olmaz. 19’uncu yüzyılın ortalarında buharın gücü iki tekerleği döndürmeye başladığında doğan yalnızca insan hayatını kolaylaştıran bir teknoloji değil, onun çok ötesinde yepyeni bir kültür anlayışıydı. Üstelik 150 yıldır her geçen gün daha çok kişiyi etkisi altına alıyor.

Motosiklet rüyası nasıl gerçeğe dönüşür?

Motosikleti bir hobi olarak tercih etmeyi ya da yaşamınızın ayrılmaz bir parçası haline getirmeyi düşünüyorsanız öncelikle bazı zorunlulukları yerine getirmeniz gerekiyor. 17 yaşını dolduran herkes motosiklet kullanabilmek için zorunlu olan A Sınıfı ehliyete başvurabiliyor. Ancak bu sınıf da tercih edeceğiniz motorun gücüne göre kendi içinde değişiklik gösteriyor. Ehliyetinizi aldıktan sonra işin ehlinden bilgi alarak, trafiğe çıkmadan önce verimli bir hazırlık süreci geçirmenizde fayda var. Zira özellikle ülkemiz koşullarında motosiklet kullanmak iyi bir birikim ve hâkimiyet gerektiriyor. Bunu da hallettikten sonra sıra geldi hangi motosikleti tercih edeceğinize. Motosikletler kullanım amacı ve güçlerine göre çeşitlilik gösteriyor. Uzun yol tutkunlarının tüm ihtiyaçlarına yanıt veren Touring, ismi Harley-Davidson’la özdeşlen ve motor hacmi 125cc ile 1800cc arasında değişen Chopper, küçük silindir hacmi, dolayısıyla düşük yakıt tüketimine sahip Scooter, silindir hacimleri genelde 600cc den başlayıp 1300cc`ye kadar ulaşan ve yarış amaçlı kullanılan Supersport (Racing), tamamıyla arazi şartlarına göre dizayn edilen Cross ve hem caddede hem de arazi şartlarında kullanılmak amacıyla tasarlanan Enduro belli başlı motor türleri olarak sıralanıyor. Motorun gücü arttıkça ağırlığı, dolayısıyla kullanımı da zorlaşıyor. O yüzden tercih sürecinizi şekillendirirken beklentilerinizi iyi belirleyip, uzman desteği almanızda fayda var.

Türkiye’de motor kullanmak

Birçok otomobil kullanıcısının motosiklet sürücülerine, motosiklet sürücülerinin ise otomobil kullananlara karşı önyargıyla yaklaştığı ülkemizde, her iki kesimin de haklı yönleri olduğunu unutmayın. Genel olarak yayaların ve taşıtların ortak paylaşımından oluşan trafik, ülkemizde maalesef ilginç bir hiyerarşiye sahip. Elbette duyarlı ve trafik kullarına tam olarak riayet eden sürücüleri kast etmiyoruz. Ancak aynı zamanda hayati tehlikeler barındıran bir ortamda kendi gerçeklerimizi göz ardı edemeyiz. Bu nedenle motosiklet sürücülerinin hem sürüşe başlamadan önce hem de motorun üstüne çıktıktan sonra eksiksiz olarak göz önünde bulundurmaları gereken püf noktaları var. Otomobil kullanıcıları genellikle motosikletleri fark etmez. Onlar sizi görse bile, motosikletler hakkında bilgileri olmadığı için hızınızla ilgili sağlıklı karar veremezler. Bu nedenle defansif bir sürüş tekniği kullandığınız motor ne olursa olsun en akıllıca yaklaşımdır.

Görünür olun: Sürücülerin motosikletleri görme ve zamanında reaksiyon gösterme konusunda sorun yaşadıklarını unutmayın. Bu nedenle farınız gece gündüz açık olsun, elbisenizde ve motosikletinizde fosforlu şeritler ve etiketler kullanın. Otomobil ve kamyonların kör noktalarından uzak durun ve eğer yavaşlıyorsanız durmadan önce stop lambanızı frene basıp yakın. Eğer bir sürücü sizi görmüyorsa korna çalmaktan çekinmeyin.

Güvenli kıyafetler giyin: Kaliteli bir kask, parlak elbiseler ve deri ya da benzer kalınlıkta, koruyucu elbiseler giyin. Kaza anında yolla sizin aranızdaki tek şeyin koruyucu kıyafetler olacağını unutmayın.

Akıllı stratejiler uygulayın: Olası değişiklikler için sürekli yolu izleyin ve diğer sürücülerin hareketlerine karşılık verebilmek için aranızda mesafe bırakın. Şeridin en çok görüneceğiniz bölümünden ilerleyin, dönen araçlara dikkat edin. Motosikletinizi tanıyın ve nasıl kullanacağınızı bilin. Bunun için trafiğe çıkmadan önce sürüş tekniklerini öğrenip kendinizi geliştirin.

Motosiklet tutkusu insan yaşamına renk katıyor

Genelde hobi bölümlerimizde dünyanızı değiştirecek çeşitli aktivitelerin en güzel yanlarını ön plana çıkararak başlıyoruz. Ama söz konusu trafik olunca güvenlik ve ülke gerçekleriyle başlamak en doğrusu diye düşündük. Şimdi gelelim motosiklet kullanmanın yaşamınıza getireceği renklere. Motosiklet ve otomobil kullanmak arasındaki en temel fark, iki teker üzerindeyken kontrolün daha hassas, tepkilerin daha hızlı ve rüzgârın birebir hissedilmesidir. Yani motosiklet, vücudunuzun daha çok adrenalin salgılamasını sağlarken, bu durum insanda belirgin bir özgürlük hissi yaşatır. Özellikle İstanbul gibi trafiğin dünya sıralamasının zirvesinde yer aldığı şehirlerde motosikleti yalnızca bir hobi veya heyecan öznesi görmek yerine aynı zamanda çok akılcı bir ulaşım aracı olarak değerlendirebiliriz.

Yazının başında da belirttiğimiz gibi umutsuz bir trafikte yanımızdan geçip giden motosikletlilere imrenmemek mümkün değil. Diğer taraftan motosiklet doğa tutkunları için doğaya dokunmanın da en iyi yollarından biridir. Özellikle arazi motosikletleri coğrafyamızın bin bir güzelliklerini keşfetmek için mükemmel bir yöntem. Hatta son yıllarda motosiklet sürücüleri için özel olarak belirlenen parkurlar, muhteşem bir hafta sonu geçirmek isteyenlerin gözdesi haline geldi.

Birlikte daha keyifli…

Motosiklet kullanmaya yeni başlamış ya da deneyimli bir sürücü haline gelmiş olabilirsiniz. Ama emin olun bunlardan daha keyifli olanı aynı hazzı sizlerle paylaşan insanlarla bir arada yaşamaktır. Ülkemizde son yıllarda giderek yükselen bir trend haline gelen motosiklet tutkusu, birçok grubun kurulmasını sağladı. İster doğada isterse bunun için özel olarak hazırlanmış hız parkurlarında yaşam stilinize göre farklı deneyimler yaşayabilir, sizi daha iyi anlayan insanlarla keyifli bir sosyal ortamı paylaşabilirsiniz. Motosiklet varoluşundan beri kültüre etki etmiş bir araçtır. Özellikle Amerika kıtasından dünyaya yayılan bu yaşam biçimi bugün milyonları etkisi altına almaya devam ediyor, özgürlük arayışının bir sembolü haline geliyor.