Ford Pro Türkiye Lideri Barış Işıksaçar: Müşterilerimizin işini kolaylaştıran, üretkenliğini artıran bir iş ortağıyız
Bağlantılı araçlar, yazılım tabanlı hizmetler ve elektrifikasyon trendleriyle ticari mobiliteyi yeniden tanımlayan Ford Pro, iş dünyasına entegre çözümler sunuyor. Ford Pro Türkiye Lideri Barış Işıksaçar, Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik birikimi ve yenilikçi vizyonu sayesinde markanın global stratejisinde merkezi bir rol üstlendiğini belirterek; veriye dayalı filo yönetimi, akıllı yazılım sistemleri ve entegre şarj altyapısıyla geleceğin ticari ekosistemini bugünden inşa ettiklerini vurguluyor.
Her ölçekten profesyonel ticari araç müşterilerinin üretkenliklerini ve verimliliklerini artırmayı hedefleyen Ford Pro, bu alanda ne gibi çözümler sunuyor?
Konuyu Ford perspektifinden ele almadan önce, otomotiv sektöründe yazılım ve katma değerli hizmetlerin nasıl evrildiğine kısaca değinmek istiyorum. Otomotiv endüstrisi, bağlantılı araçlar ve yazılım tabanlı çözümler sayesinde son yıllarda hızla yeniden şekilleniyor. Araçlar adeta “tekerlekli akıllı telefonlara” dönüşüyor. Bu evrim sadece sürüş deneyimini değil, araç sahipliği ve işletme modellerini de kökten değiştiriyor. Önümüzdeki yıllarda özellikle yapay zekâ tabanlı çözümlerin devreye girmesiyle bu dönüşüm çok daha ileri bir boyuta taşınacak. Günümüz araçları, gelişmiş 5G, V2X ve IoT teknolojileri sayesinde sürekli çevrimiçi olabiliyor. Bu da otomotiv yazılım pazarının hızla büyümesini sağlıyor. Küresel bağlantılı araç pazarının, 2024’teki 96 milyar ABD doları değerinden 2033 yılına kadar yıllık bileşik büyüme oranı (CAGR) %12,8 ile 284 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Benzer şekilde otomotiv yazılım pazarının da 2024’teki 45 milyar dolardan 2035 yılına kadar %10,09’luk büyüme oranıyla 132 milyar dolara yükselmesi öngörülüyor. Akıllı telefonlarda olduğu gibi, yeni nesil araçlar da kablosuz (OTA) yazılım güncellemelerini alabiliyor. Bu teknoloji, araçların performansını, güvenliğini ve özelliklerini fiziksel bir servis ziyareti olmadan sürekli iyileştirmeyi mümkün kılıyor. Küresel otomotiv OTA güncellemeleri pazarının 2023’te 4 milyar dolar seviyesindeyken, 2032 yılına kadar yıllık %21,3’lük büyüme oranıyla 24 milyar dolara ulaşması bekleniyor. 2024 yılında 50 milyon araca ulaşan OTA yeteneğinin, 2025’e kadar 250 milyon araca yayılması öngörülüyor. Günümüzde gelişmiş pazarlarda satılan yeni araçların %70’inden fazlası bağlantılı özelliklere sahip.

MÜŞTERİLER ARTIK VERİ ODAKLI DÜŞÜNÜYOR
Ticari araç müşterileri, araçlarından elde edilen verileri işlerini 7/24 kesintisiz sürdürebilmek için kullanıyor. Büyük veri analitiği, tahmine dayalı bakım, kişiselleştirilmiş hizmetler, optimize edilmiş tedarik zinciri yönetimi ve yeni ürün geliştirme gibi alanlarda sektöre büyük avantajlar sağlıyor. McKinsey raporuna göre, araç verilerinden elde edilecek küresel gelir havuzunun 2030 yılına kadar 450 ila 750 milyar dolar arasında olacağı tahmin ediliyor. Bu da otomotiv sektöründe veri odaklı hizmetlerin ve iş modellerinin ne kadar büyük bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Kısacası, çok hızlı değişen ve dönüşen bir ekosistemin içindeyiz. Geçmişte ticari araç markaları genellikle yalnızca araç satışıyla anılırdı. Oysa biz Ford Pro olarak müşterilerimize sadece bir araç satmayı değil, onların işini kolaylaştıran, üretkenliğini artıran gerçek bir iş ortağı olmayı hedefliyoruz. Ticari müşterilerimizin önceliği, aracın teknik özelliklerinden çok, o araçla işini nasıl sürdürebileceğidir. Yani mesele yalnızca yük taşıma kapasitesi değil; o yükü her zaman, en verimli ve uygun şekilde taşıyabilmektir. Bizim için başarı, müşterinin kontağı çevirdiği anda aracının performansından emin olması ve işine kesintisiz devam edebilmesidir. Ford Pro’nun amacı, müşterilerinin işini daha verimli, daha basit ve daha kârlı hale getirmektir. Bunu da beş temel alanda gerçekleştiriyoruz:
- Yılların deneyimiyle geliştirilen üstün Ford araçları,
- En hızlı ve etkin şekilde hizmet veren Ford Pro Servis ağı,
- Bağlantılı araçlardan gelen verilerin gücüyle geliştirilen akıllı yazılım çözümleri,
- Finansman kolaylıkları ve
- Elektrikli araçlara geçiş sürecini sadeleştiren şarj çözümleri.
Tüm bu hizmetleri tek bir çatı altında topluyoruz. Böylece müşterilerimiz, farklı sistemlerle veya tedarikçilerle uğraşmadan tüm operasyonlarını tek bir ekosistem üzerinden yönetebiliyor. Örneğin, araçtan gelen telematik verileri servis planlamasına otomatik olarak entegre ediliyor. Yazılım, araçların kullanım verilerini analiz ediyor; filo yöneticisine yakıt veya enerji tasarrufu için öneriler sunuyor. Finansman çözümleri de işletmenin nakit akışına göre şekilleniyor. Sonuçta müşteri, sadece bir araç değil; işini büyütecek bir verimlilik sistemi satın almış oluyor.

Ticarette rekabetin giderek zorlaştığı, masrafların katlandığı bir dönemde elektrikli araçlar; düşük işletme ve bakım maliyetleriyle önemli avantajlar getiriyor. Ancak müşteriler, özellikle “nerede ve nasıl şarj edilir” sorularına yanıt bulamadığında tereddüt yaşayabiliyor. Bu noktada Ford Pro Şarj’ın sunduğu avantajlardan bahseder misiniz?
Ticarette rekabetin giderek zorlaştığı, maliyetlerin arttığı bir dönemde elektrikli araçlar, düşük işletme ve bakım giderleriyle işletmeler için önemli avantajlar sağlıyor. Ancak müşteriler, özellikle “Nerede ve nasıl şarj edeceğim?” sorularına net yanıt bulamadığında tereddüt yaşayabiliyor. İşte bu noktada Ford Pro Şarj, süreci sadeleştiren ve kullanıcı dostu bir sistem olarak devreye giriyor. Elektrifikasyon, ticari araç dünyasında artık kaçınılmaz bir dönüşüm. Ancak bu dönüşümde en sık karşılaşılan soru hep aynı: “Aracı nasıl ve nerede şarj edeceğiz?” Biz Ford Pro Şarj ile bu süreci müşterilerimiz için en sade, güvenli ve yönetilebilir hale getirdik. Müşteriler ister iş yerinde, ister yolda, ister evde olsun; tüm şarj sürecini tek bir platform üzerinden yönetebiliyor. Sistem; şarj noktalarının planlanmasından enerji tüketiminin takibine, faturaların raporlanmasından maliyet kontrolüne kadar tüm adımları kapsıyor. Kurumsal müşterilerimiz için en büyük avantaj, altyapının tamamen işletmenin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanabilmesi. Biz, keşiften kurulumuna, servis desteğinden enerji yönetimine kadar uçtan uca bir hizmet sunuyoruz. Yani müşteri “şarjı nasıl çözeceğim?” diye düşünmüyor; Ford Pro tüm planlamayı yapıyor, anahtar teslim şekilde sistemi kuruyor. Müşterilerimiz için bu geçişi güvenli, ekonomik ve pratik hale getiriyor; işletmelerin geleceğe daha sürdürülebilir bir adım atmasını sağlıyor.

Ford Pro Servis hizmeti de müşterilerin dikkatini çeken bir uygulama. Bu hizmetin kapsamı nedir, şu ana kadar nasıl geri dönüşler aldınız?
Ticari araç müşterilerimizin en temel beklentisi, araçlarının her zaman yolda ve işinin başında olması. Biz buna “Uptime” diyoruz. İngilizce’de “Downtime” kavramı, aracın serviste olduğu, işin durduğu zamanı ifade eder. Bizim amacımız ise tam tersini sağlamak: aracın her zaman çalışır, her zaman görev başında olması. Ford Pro Servis, tam da bu anlayışla geliştirildi. Çünkü bir ticari aracın serviste geçirdiği her dakika, işletme için bir kayıptır. Bu nedenle servis süreçlerimizi tamamen yeniden tasarladık. Artık proaktif bakım planlaması, yerinde servis uygulamaları, öncelikli randevu sistemi ve dijital takip gibi yenilikçi çözümlerle müşterilerimize zaman kazandırıyoruz. Araçtan gelen veriler sayesinde olası bakım ihtiyaçlarını önceden tespit edebiliyoruz. Gerekirse arıza oluşmadan müdahale ediyoruz. Böylece araç planlı bir zamanda servise alınıyor, beklenmedik duruşlar en aza indiriliyor. Bu da işletmelerin kesintisiz faaliyet göstermesini sağlıyor. Müşterilerimizden aldığımız geri bildirimler son derece olumlu. En çok öne çıkan noktalar; hız, şeffaflık ve güven. Ford Pro Servis, müşterilerimize sadece bir bakım hizmeti değil; verimlilik, süreklilik ve güven duygusu sunuyor. Kısacası, Ford Pro Servis ile amaç yalnızca araçlara bakım yapmak değil, işletmelerin iş akışını da sürdürülebilir hale getirmek.
Ford Pro yazılım, telematik ve “Uptime” yaklaşımı hakkında bir değerlendirme yapabilir misiniz?
Artık araçların yalnızca donanımı değil, ürettiği veri de en az motor gücü kadar önemli. Biz bu veriyi müşterilerimizin lehine kullanıyoruz. Ford Pro’nun gelişmiş telematik çözümlerisayesinde filo yöneticileri; araçlarının yakıt veya enerji tüketimini, sürücü performansını, araç konumlarını ve bakım ihtiyaçlarını anlık olarak takip edebiliyor. Bu veriler, işletmelere operasyonlarını tamamen veriye dayalı biçimde optimize etme imkânı sağlıyor. Örneğin sürücü davranış analizleriyle yakıt tüketimi düşürülüyor, bakım uyarıları sayesinde araçlar daha uzun süre işte kalıyor. “Uptime” bizim için kritik bir kavram; çünkü aracın yolda olması, işin devam etmesi anlamına geliyor. Yazılım ve telematik çözümlerimizle araçların maksimum süreyle çalışır halde kalmasını sağlıyoruz. Sonuçta Ford Pro yazılım ekosistemi, işletmelere daha fazla kontrol, daha az sürpriz ve çok daha yüksek operasyonel verimlilik sunuyor. Bu sistem, ticari müşteriler için yalnızca bir dijital çözüm değil; aynı zamanda verimliliği artıran, maliyetleri azaltan stratejik bir iş ortağı işlevi görüyor.

Ford Pro’nun global stratejisinde Türkiye’nin konumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Türkiye, Ford Pro için stratejik açıdan son derece güçlü bir ülke. Hem üretim kapasitemiz hem mühendislik kabiliyetimiz hem de ticari araç alanındaki kültürel birikimimizle Avrupa’nın en önemli merkezlerinden biriyiz. Türk işletmeleri yeniliğe oldukça açık; dijitalleşme, bağlantılı çözümler ve verimlilik odaklı yaklaşımları hızla benimseyebiliyorlar. Bu da Ford Pro ekosisteminin uygulanması için mükemmel bir zeminoluşturuyor. Ayrıca Ford Otosan’ın Kocaeli tesislerinde üretilen E-Transit, yalnızca Türkiye için değil, Avrupa pazarı açısından da Ford Pro’nun elektrifikasyon stratejisinin merkezinde yer alıyor. Şimdi bu güçlü aileye E-Transit Custom ve E-Courier modelleri de eklendi. Bir diğer avantajımız ise çevikliğimiz. Türkiye’de bazen global merkezlerden önce yeni fikirleri hayata geçirebiliyor ve sonrasında bu uygulamaların diğer pazarlara örnek olmasına öncülük ediyoruz. Üretim gücümüz, mühendislik birikimimiz ve satış teşkilatımızın sahiplenici yaklaşımı, Ford Pro’nun global stratejisinde Türkiye’yi sadece uygulayan değil, öğreten ve yön veren bir ülke konumuna getiriyor. Kısacası Türkiye, Ford Pro’nun geleceğini şekillendiren ülkelerden biri. Biz de bu sorumluluğun farkında olarak, her adımda yenilikçi, çevik ve sürdürülebilir çözümler üretmeye devam ediyoruz.
Gelecek perspektifinden bakıldığında, Ford Pro’nun Türkiye’deki yol haritasında öne çıkacak trendler neler olacak?
Geleceğe baktığımızda üç temel odak noktası görüyoruz: elektrifikasyon, bağlantılı çözümler ve veriyle yönetilen iş modelleri. Elektrikli araç portföyümüz genişledikçe, bu araçların çevresinde yer alan hizmet ekosistemini de büyütüyoruz. Yazılım, şarj ve filo yönetimi çözümlerimizi entegre biçimde sunarak işletmelere çevreci, ekonomik ve akıllı operasyonlar sağlıyoruz. Ford Pro yazılımları, müşterilerimize yalnızca araçlarını değil, aynı zamanda tüm iş süreçlerini de veriye dayalı biçimde yönetme imkânı sunuyor. Biz bu dönüşüm sürecinde müşterilerimizin “sadece araç sahibi” değil, aynı zamanda verimlilik ortağı olmayı hedefliyoruz. Türkiye’nin genç nüfusu, girişimci ruhu ve teknolojiye açıklığı, bu vizyonun en güçlü destekçisi. Bu dinamik yapı sayesinde Ford Pro olarak Türkiye’de yalnızca bugünün değil, yarının ticari mobilite çözümlerini de inşa ediyoruz. Kısacası, Ford Pro’nun Türkiye yol haritası; elektrifikasyonun yaygınlaştığı, veriyle şekillenen ve bağlantılı sistemlerle güçlenen bir gelecek vizyonuna dayanıyor.
Share this content: