KEŞFET

Suyun yer çekimiyle dansı: Şelaler

Türkiye’nin cömert coğrafyasında mutlaka görülmesi gereken sayısız sürpriz var. Kuzeyden güneye, doğudan batıya sayısız doğal şaheser içerisinde belki de en dikkat çekenler şelaleler. Üstelik sıcak yaz günlerinde hem serinlemek hem de huzur bulmak için iyi bir tercih yapmış olacaksınız.

Manavgat Şelalesi

MANAVGAT ŞELALESİ (ANTALYA)
Manavgat Çayı’nın dar ve dik yamaçlı kanyonlar arasından geçerek oluşturduğu Manavgat Şelalesi, görülmesi gereken doğal güzelliklerin başında geliyor. Manavgat ilçesinin üç kilometre kuzeyinde bulunan ve adını bu ilçeden alan şelale, ırmak sularının 4-5 metrelik bir falezden düşmesiyle meydana geliyor. Şelalenin yüksekliği diğer şelalelerimize göre az olsa da geniş bir alan üzerinde gürül gürül akışı muhteşem bir manzara oluşturuyor. Kent gürültüsünden uzaklaşıp doğa ile baş başa kalmak isteyenler için uygun piknik alanları da bulunan şelalenin çevresindeki lokantalar, taze balık yeme imkânını sunuyor. Ayrıca Manavgat Irmağı’nı besleyen kaynaklardan en büyüğü olan karstik Dumanlı kaynağı, sol kıyıdaki dik bir kayanın yüzünde bulunan küçük mağaralardan fışkırarak çıkıyor ve görsel bir zenginlik oluşturuyor. Duman ve köpük halinde yaklaşık 15 metre kadar yükselen ve ırmağa karışan kaynak, şelaleyle birlikte hem ruhu dinlendiriyor, hem de yaz günlerinde serinlemek
isteyenlerin içini ferahlatıyor.

TORTUM ŞELALESİ (ERZURUM)
Bugünkü Balıklı Köyü batısında bulunan bir dağın 1700 yılında heyelan sonucu Tortum Çayı’nın önünü kapatmasıyla ortaya çıkan Tortum Şelalesi, Tortum Gölü’nün Tev Vadisi ile gölün kuzey ucu arasındaki heyelan kütlesini aşarak dökülmesiyle oluşuyor.
Tortum Gölü’nün döküldüğü akar yatağa yakın dirençli kireç taşı katmanları üzerinden geçen şelale, 22 metrelik genişlikten ve
48 metre yükseklikten düşüyor. Düşen sular, üstte gökkuşağı, altta koca bir kazanı meydana getiriyor. Şelalenin bulunduğu
bölgede ziyaretçiler için piknik alanı ve hemen şelalenin altına inen merdivenlerin üzerinde demir korkuluklu izleme balkonu bulunuyor. İzleyenlere doğayla iç içe bir ortam yaşatan şelale, özellikle doğa tutkunları için hayranlık uyandıracak görüntüler barındırıyor. Tortum Şelalesi bir rivayete göre izleme merdivenlerini şelale tarafından inip, elektrik santrali tarafından
çıkanlarda nefes darlığı ve kalp rahatsızlıklarını önlüyor.

Tortum Şelalesi

YERKÖPRÜ ŞELALESİ (KONYA)
Konya, Hadim ilçesindeki Yerköprü Şelalesi ilk bakıldığında cennetten bir köşeyi andırıyor. Konya’ya 150 kilometre, Karaman’a ise 72 kilometre uzaklıkta bulunan şelale, Göksu nehri yatağına 20 metre yükseklikten düşüş yapıyor. Göksu nehri, 500 m uzunluğunda bir mağaranın içinden geçiyor. Mağaranın oluşumu oldukça ilginç, Göksu vadisinin yan yamaçlarında meydana gelen heyelan sonucu vadi tıkanmış ve doğal bir baraj oluşmuş. Daha sonra vadinin sağ yamacından çıkan ve şifalı olduğuna inanılan karstik Karasu kaynağı, bu heyelan kütlesinin üzerine yayılarak traverten bir kabuk oluşturuyor. Göksu nehri zamanla bu doğal barajın altından suyun kuvvetiyle birlikte kendine yeni bir tünel açarak bugünkü Yerköprü mağarasını ve ‘Yerköprü’ şelalesini meydana getirmiş. Karasu şifalı karstik kaynağı ise, mağaranın hem girişinde hem de çıkışında, Göksu’ya hayat vermeye devam ediyor. Travertenler ise platodan şelalelerin oluşmasına doğal bir görünüm çıkartmaya devam ediyor.

GELİNTÜLÜ ŞELALESİ (RİZE)
Gelintülü Şelalesi, Rize merkezine 90 kilometre mesafede olan Ayder Yaylası’nda yer alıyor. Suyun düşüş şekli gelin tülünü için bu adı alan şelale görülmeye değer bir tabiat harikası. Kaçkar dağları milli parkı sınırları içinde yer alan şelalelerin en dikkat çekicilerinden biri olan Gelintülü, berrak bir havada yukarıdaki yeşil yamaçları aşarak ince beyaz bir duvak gibi yüzlerce metreden süzülüyor ve son kademesinde 23 metredeki kayalardan kendini boşluğa bırakıyor. Masmavi bir gökyüzü, yemyeşil orman dokusu ve bembeyaz şelalenin oluşturduğu renk kontrastı görenlerde hayranlık uyandırıyor. Şelale aynı zamanda Türkiye’nin en uzun şelalelerinden biri. Gören herkeste hayranlık uyandıran bir güzelliğe sahip olan Gelintülü Şelalesi, Ayder Yaylası sınırları içerisinde olması dolayısıyla da kolay ulaşılabilir bir noktada bulunuyor.

Gelintülü Şelalesi

GİRLEVİK ŞELALESİ (ERZİNCAN)
Girlevik şelalesi, Erzincan il merkezine 30 km uzaklıkta bulunuyor. Kalecik çayı üzerinde, yedi-sekiz ayrı koldan akan şelale, Munzur dağından gelen sularla oluşuyor. Erzincan’ın güneyinde yer alan toplam 35-40 metre yüksekliğindeki üç katlı şelale, Türkiye’nin doğusunda gizli kalmış, çoğumuzun adını bile bilmediği ne kadar çok sayıda doğa üstü güzellik olduğunun farkına varılan bir yer. Kışın sert geçtiği dönemlerde özellikle Aralık-Ocak aylarında buz tutan şelale, özellikle dağcıların nadir noktaları arasında yer alıyor. Şelalenin hemen yanı başında doğayla iç içe piknik yapılabiliyor. Yakınındaki lokantalarda bulunan üretme havuzlarında yetiştirilen alabalık ve özel olarak hazırlanan menülerle yerli ve yabancı turistlere hizmet veriliyor.

MURADİYE ŞELALESİ (VAN)
Van merkezine 80 kilometre uzaklıkta olan Muradiye Şelalesi, görkemiyle herkesi kendine hayran bırakıyor. Adını Bağdat seferine çıkan Osmanlı Padişahı IV. Murat’tan alan Muradiye Şelalesi, Tendürek Dağı’ndan beslenen Bend-i Mahi çayı üzerinde
ve yüksekliği 50 metre. Pek çok şelaleye oranla pek de yüksek sayılmayan Muradiye, Bend-i Mahi çayının kuvvetli akış gücünden
dolayı muhteşem bir manzara sunuyor. Muradiye Şelalesi, sadece görüntüsüyle değil çevresini güzelleştiren tabiatıyla da görülmeye değer. Her mevsim ayrı bir manzaraya bürünüyor. Bahar aylarında açan rengârenk çiçekler Muradiye Şelalesi’nin güzelliğine güzellik katıyor. Kış aylarında ise donan şelale suları buzdan kristallere dönüşüyor. Her haliyle bir beste gibi olan şelalenin sesini dinlemek; insana eşsiz duygular yaşatıyor, huzur veriyor. Ayrıca Muradiye Şelalesi kamp yapmak için de ideal bir mekândır.

Muradiye Şelalesi

DÜDEN ŞELALESİ (ANTALYA)
Antalya’nın güzelliğine güzellik katan bir diğer şelale ise Düden Şelalesi. Antalya’nın 40 metre yüksekliğindeki dik traverten falezinden denize dökülen Düden Suyu, Kepez Mesire yerinde bir çağlayan oluşturuyor. Turistik ya da farklı bir nedenden dolayı
yolu Antalya’ya düşenlere en azından yarım günlerini Düden Şelalesi’nin huzur veren ortamında geçirmelerini öneriyoruz. Kent merkezine 12 km. uzaklıkta yer alan Düden Şelalesi, Antalya çevresindeki önemli mesire alanlarından biri. “İskender Şelalesi” de denilen bu şelalenin bulunduğu sık ağaçlı alan, 20 metre yükseklikten dökülen suyun sesiyle birleşerek büyüleyici bir ortam aratıyor. Şelalede bir de mağara bulunuyor. Şelalenin, bu mağaradan 10 km sonra başka bir güzelliği daha var; Lara’dan Akdeniz’e dökülerek bir kez daha insanlara güzelliğini gösteriyor.

ERFELEK ŞELALESi (SİNOP)
Türkiye’nin belki de en bakir kalmış bölgelerinden biri olan Sinop, ormanları, sahili, koyları ve elbette deniziyle cennetten bir köşegibi. Tüm bu güzelliklerine yakın sayılabilecek bir zamanda eklenen Erfelek (Tatlıca) Şelaleleri’nin hikayesi ise ilginç. Şelalelerin varlığından bölge insanı bile 90’ların sonuna kadar pek haberdar değildi. 1997 yılında Erfelek Barajı’nın yapımı esnasında DSİ tarafından yapılan yol çalışmalarıyla gerçek anlamda keşfedilen Erfelek Şelaleleri, Erfelek ilçesine 10, Sinop’a 45, Gerze’ye ise 30 kilometre mesafede yer alıyor. Karasu Deresi üzerinde sıralanan Erfelek Şelaleleri, 28 şelaleden oluşuyor. Şelalelerin en tepesinde bir de kafe yer alıyor. Basamak şeklinde sıralanan Erfelek Şelaleleri’ne tırmanmak, aynı zamanda doğayla iç içe olmak anlamına geliyor. Zira bölge sık ormanlarla kaplı ve birçok yabani hayvan türüne de ev sahipliği yapıyor. Şelalelerin düştüğü dev kazanlarının derinlikleri değişiklik gösterse de buralara serinlemek için girmek mümkün. Şelalelere ulaşım Erfelek ve Sinop’tan kalkan dolmuşlarla sağlanıyor. Erfelek Şelaleleri gerçekten Türkiye’nin sayılı coğrafi hazineleri arasında yer alıyor ancak bu özel doğa oluşumlarının ve hatta Sinop’un geleceğiyle ilgili ciddi kaygılar var. Sinop’ta kurulması tartışılan nükleer santralden sonra bölgeye turistlerin ne denli ilgi göstereceği büyük bir soru işareti.

Erfelek Şelalesi

SUUÇTU ŞELALESİ (BURSA)
Bir fay hattının çökmesi ile oluşan Suuçtu Şelalesi, Bursa’nın Mustafakemalpaşa ilçesine 18 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve ilçenin içme suyu ihtiyacını karşılıyor. 38 metreden dökülen su, yazın suyunun azalmasına rağmen kış aylarında doldurduğu göletiyle güzel bir manzara sergiliyor. Gezi alanı ve piknik yeri olarak tercih edilen Suuçtu, etrafını saran kayın ağaçları arasında,
serin havasıyla tam bir temiz hava deposu. Şelalenin güzelliği yanında ilginç renk ve yapıdaki kayaları ise ayrı bir güzellik sunuyor. Serin bir dinlenme alanı olan bu alan, etrafındaki ahşap piknik masaları ve ocakları sayesinde piknikçilerin çok rağbet ettiği bir mesire yeri.

SAKLIKENT ŞELALESİ (DÜZCE)
Yedigöller Milli Parkı’na 35 kilometre mesafede bulunması sebebiyle Düzce’nin önemli destinasyon ağının ayaklarından biri olan Saklıkent Şelalesi, Düzce’ye 40 kilometre, ilçe merkezine ise 5 kilometre mesafede bulunuyor. Saklıkent Şelalesi’nin ‘‘Yığılca Saklıkent Şelalesi Peyzaj Projesi’’ ile düzenlemeleri yapıldığı için bölgenin piknik ve mesire alanı olarak hareketlenmesi sağlanmış. Bölge aynı zamanda trekking, dağ bisikleti gibi alternatif sporların yanında yemyeşil doğasıyla foto-safari içinde oldukça uygun.